Boşanmanın çocuklar üzerinde etkisi

İnatçı Çocuk
2023-02-13
 

Her kurum gibi evliliÄŸinde zaman zaman aksayan yönleri vardır. Bu aksaklıklar giderilemediÄŸindeyse sonuç ne yazık ki boÅŸanmayla bitebiliyor. Bireyler boÅŸanma sonucu çocuklarının etkilenmesinden endiÅŸe duyabilir ve ayrılık kararını çocukları için erteleyebilirler. Ancak unutmamak gerekir ki ; çocuÄŸun her ÅŸeyi sezdiÄŸidir.                                            

Bir evliliÄŸi baÅŸa çıkılmayan, çözüm üretilmeyen,  süreÄŸen sorunlarla devam ettirmenin çocuk üzerindeki yaratacağı olumsuz etkiler, boÅŸanmanın kendisinde yaratacağı etkilerden çok daha fazla ve yıkıcı olabilir.

Boşanma süresince Ebeveyenlerin tavrı, sözleri veya bedensel ifadeleri çocuğa ‘’ortada yeni belirsiz bir durum var bu sebepten artık sende endişelenmelisin’’ mesajını verir. Çocuklar kendilerini genelde bu şekilde bulurlar. Ancak sakin ve huzurlu ailelerde bu süreç çocuğu en az şekilde etkilemektedir.

Boşanmanın gerçekleştiği zaman süresinde çocuğun tepki, düşünce ve hissiyatı yaş gruplarına ve cinsiyete göre farklılık gösterecektir.

3-5 yaş arası çocuklar bebeksi davranış sergileyebilirler çünkü ilgiye muhtaçlardır. Yeterli ilgi görmediklerindeyse hırçın, sinirli ve uyumsuz davranışlar sergilerler. Buna ek olarak ağlamaya hazırdırlar ve en ufak şeylere ağlayarak kendilerine acıyan cümleler kurarlar ( örn. ‘’Artık annem/babam yok oysa benim bir anneye / babaya ihtiyacım var ‘’).

Bu yaş grubunda çocuklar kendilerini suçlarlar. ( örn. ‘’ Ben çok gürültü yaptığım için böyle oldu ‘’) . Bu evrede çocuk annesi ve babasının gözüne veya yüzüne bakarak korkularını anlamaya çalışırlar. Eğer bunu hissederse kendisi de aynı duyguyu paylaşacaktır.

5-6 yaÅŸ arası çocuklarda huzursuzluk ve öfke görülmektedir.  Ayrıca normalde yapmadığı beceriksizlikleri bu evrede yapması olasıdır.

7-9 yaş arası çocuklarda en göze çarpan ise çocuğun sürekli üzgün olmasıdır. Bu çocuklar alt yaş grubunda bulunan çocuklardan farklıdır. Çünkü ne yaşandığının farkında ve bilincindedirler. Çocuk gelecekten korkmaya başlar ve belirsizlik hisseder.

9-10 yaş arası çocuklar gerçeği tam olarak kavrarlar. Duyguları ve bu konu hakkında konuşmak istemezler. Ayrıca bu durumu utanç verici buldukları için bir başkasıyla bu konu hakkında konuşmazlar. Bu yaş grubunda bulunan çocuklarda okula başarısı düşebilir ve arkadaşlarıyla iletişim bozukluğu yaşayabilirler. Bunun yanı sıra çocuk yıkıcı, düşmanca ve kavgacı tutumlar sergileyebilir.

Boşanmadan en fazla etkilenenler, ergenlik dönemindeki gençlerdir.

Erkek çocuklar kızlara oranla boÅŸanmanın ilk etkisini daha fazla yaÅŸarlar.  Erkek çocuÄŸun boÅŸanma etkisinden kurtulması kız çocuÄŸa göre daha fazla sürecektir. Bunun, kız ve erkek arasındaki entelektüel düzey ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Erkek çocuk okulda diÄŸer çocukları dövebilir, asabi olabilir, saldırganlaÅŸabilir ve stresle baÅŸa çıkmakta zorluk çekebilir. Buna karşılık kızlar duygularını daha açık yaÅŸarlar ancak kendini güvensiz ve terk edilmiÅŸ hissedebilir. Sevgi yetersizliÄŸi çocuk üzerinde özgüven eksikliÄŸi ve sosyal giriÅŸimlerin sarsılmasına sebebiyet verebilir.

Gençlik döneminde annesi babası boşanmış ve yeterli baba-kız ilişkisi yaşamamış kızlar, ileriki yıllarda, eşlerinde baba şefkati arayabilirler.

 

Boşanma Sonrası Aile

Ebeveynler, boÅŸanma sonrasında çocuklarına bu durumu en saÄŸlıklı biçimde atlatabilmelerine olanak saÄŸlayacak imkânı tanımak isterler. Kimi boÅŸanmalar öfke ve kinle sonlanabilir. Bu tür boÅŸanmalarda çocuk ebeveynleri tarafından piyon gibi kullanmak istenir. ( örn. Annen/baban yüzünden bu durumdayız, onu sevme, o bizi bıraktı vs. gibi hoÅŸ olmayan cümleler görülebilir. Ne yazık ki ebeveynler bulundukları stres esnasında bazen istenmeyen cümleler kurarlar ve bu cümlelerin çocuklarını aslında nasıl etkilediklerini görmezler. Oysa her çocuk o an olmasa dahi her travmayı hatırlar veya bilinçaltını bastırmaya çalışır ancak bu çocuÄŸun muhakkak bu veya farklı alanlarda yaÅŸamı süresince bu durum bir ÅŸekilde karşısına çıkacaktır.

 

 

 

Öfkeyle sonuçlanmış evliliklerde savaşa dönüşmüş iki birey görülebilir. Zaman zaman bu bireylerin aileleri de bu sürece dâhil olarak durumu daha kötü bir sürece sürükleyebilirler. Bu çocuk üzerinde travma yaratabileceği gibi kalıcı hasarlara yol açabilir.

Bir diğer yandan olumlu bir şekilde birbirleriyle iletişim kuran bireylerin farklı sebeplerden dolayı evliliklerini sonlandırdığını görürüz. Bu ailelerde iletişim sağlanabileceğinden bireyler ortak bir şekilde yani senkronize hareket edebilir ve bu geçiş sürecini yumuşatabilirler.

Ancak boÅŸanma sonrasında her iki tarafın 2-3 yıl boyunca evli oldukları zamana yakın bir hayat sürdükleri görülebilir.  Bu durum çocukta kafa karışıklıklara yol açabileceÄŸi gibi güven duygularını da sarsabilir.

 

Boşanma sürecinde nelere dikkat edilmeli

  •          BoÅŸanmanın ne olduÄŸunu ve ne gibi deÄŸiÅŸiklikler olacağı konusunda anne ve baba yumuÅŸak bir dille çocuÄŸuna anlatmalıdır. Çocukta fazla endiÅŸe ve belirsizlik oluÅŸacağından ebeveynlerin bu konuÅŸma öncesi kendi aralarında konuÅŸup ortak bir paydada buluÅŸmalar büyük önem taşımaktadır. Çocukla birlikte kalacak olan birey olabildiÄŸince deÄŸiÅŸiklik yapmamalı ve adaptasyon sürecine bu ÅŸekilde katkı saÄŸlamalıdır.
  •          EÅŸler kendi aileleriyle bu durumu paylaÅŸarak çocuklarının bu durumdan en az etkilenmesine katkıda bulunabilirler.
  •          Evden ayrılacak olan eÅŸ çocuktan kademeli olarak ayrılmalıdır ( 1 günden 5-6 güne ) kadar çıkarılması çocuÄŸun duruma daha kolay adapte olmasını saÄŸlar.
  •          Ã‡ocuk kimseyi anne/babası yerine koymak istemez. BoÅŸanma sonrası eÅŸlerden biri yeni bir iliÅŸki yaşıyorsa çocuk boÅŸanmayı kabul edene kadar bunu bilmemesi gerekir.

EÅŸler boÅŸanmış olabilirler ancak anne ve baba olduklarını unutmamalılar.  Ayrıca çocukları kadar kendileri içinde zor olan bu durumu bir bitiÅŸ olarak deÄŸil baÅŸlangıç olarak görmelilerdir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa çocukları da aynı ÅŸekilde yeni düzene uyum saÄŸlayacaktır. ÇocuÄŸa bu evrede gereÄŸinden fazla taviz vermek bu sürede alacağı yaraları arttırır. Bu sebepten dolayı anne ve baba koordineli bir ÅŸekilde davranmalıdır. ( örn. Annesinin evinde yasak olan bir ÅŸey babasının evinde serbest olmamalı ). Anne ve Baba sorumluluklarını unutmamalı ve çocuklarına evliliklerinin kendisiyle alakalı olmadığını anlatmalı ve bu durum sonucuyla her iki ebeveynin çocuÄŸa karşı tutum ve sevginin deÄŸiÅŸmeyeceÄŸini söylemeli ve hissettirmelidir.  BoÅŸanma süresince nafaka, eÅŸya dağılımı ve mahkeme gibi konulara çocuk asla dâhil edilmemeli. Mahkeme süresince çocuk kesinlikle tanık olarak gösterilmemelidir.

Anne babası boşanmış veya boşanma aşamasında olan bir çocukla ilgili olan herkese uyarı

ÇocuÄŸun yanında bu konu kesinlikle konuÅŸulmamalı yorumda bulunmamaya özen gösterilmelidir. Ayrıca boÅŸanmayı çocukla iliÅŸkilendirip bunun üzerinden prim yapılmamalıdır. ( örn. Sen uslu dur bak durmadığın için annen gitti böyle yaparsan baban da gider ) veya (  baban gitti bak annen burada)  gibi cümlelerle çocuÄŸu teselli etmiyor terk edilmiÅŸ hissetmesine sebep olursunuz.

Boşanma olayı, kuşkusuz çocukları etkiler, ancak çocuklar olayın kendisinden çok, oluş biçimden, süreç içerisinde yaşananlardan etkilenirler. Çocuklara bir şeyi anlatmanın bin çeşit yolu vardır. Önemli olan çocuğumuz için doğru olan yolu bulabilmektir.

 

 

Uzm. Kln. Psk. Çağla Ulaş


591

Görüntülenme

13

2023-02-13


 
Direkt İletişim